Makaleler

İNTİFA HAKKI ÜZERİNDEN VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ ALINAMAZ

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDE TAŞINMAZIN VERGİLENDİRİLMESİ

 T.C. Anayasası'nın 73. maddesinden kaynaklanan “Kanuni Vergilendirme İlkesi” gereğince intifa hakkı üzerinden veraset ve intikal vergisi alınması mümkün değildir.İntifa hakkından vergi alınamaz. 

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1’inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, 2’nci maddesinin (b) bendinde de, "Mal" tabirinin, mülkiyete konu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen diğer bütün hakları ve alacakları ifade ettiği hükme bağlanmıştır.İntifa hakkından vergi alınamaz.

İntifa hakkı, bir eşya üzerinde malikinin sahip olduğu kullanma semerelerinden yararlanma ve tüketme yetkilerinden kullanma ve yararlanma yetkilerini bir başkasına tahsis etmesi ile kurulan hak tipidir. İktisabı bakımından tesisen halefiyetle, cüz'i olarak kurulan bir haktır. Bunun dışında egemenlik hakları kapsamında olan intifa hakkı bir sınırlı ayni hak tipi olup; sınırlı ayni haklar içerisinde irtifak hakları sınıfında yer alır. Aynı zamanda intifa hakkı bir egemenlik hakkı olmasından ötürü mutlak haklar sınıfında yer almaktadır.

Şahısla kaim bir hak olan intifa hakkı bu sebepten dolayı devredilemez, mirasla geçmez. Gerçek kişilerde en geç kişinin ölümü ile tüzel kişilerde en geç yüz senenin dolması ile son bulur. İntifa hakkı tanıyan malik, mülkü üzerinde sahip olduğu kullanma ve yararlanma yetkilerinden mahrum kaldığı için geride kalan mülkiyete kuru mülkiyet adı da verilir. Bu düzenlemenin amacı, zamanla piyasadaki bütün mülkiyetlerin kuru mülkiyet haline gelmesini önlemektir.

İntifa hakkı üç şekilde kurulabilir:

  1. Kanundan doğan intifa hakkı
  2. Sözleşmeyle kurulan intifa hakkı
  3. Mahkeme kararı ile kurulan intifa hakkı

Taşınmaz eşyalarda intifa hakkı tapu kütüğüne tescil anında doğarken taşınır eşyalarda sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sözleşme anında hakkın doğduğu kabul edilir. Taşınmazlarda tescilin terkiniyle veya o eşyanın yok olmasıyla veya hak süresinin dolmasıyla veya hak sahibinin kişiliğinin son bulması ile sona ererken taşınırlarda tescilin terkini hariç yukarıda sayılan diğer yollarla sona erer.İntifa hakkından vergi alınamaz.

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 10'uncu maddesinin dördüncü fıkrasında idarenin, bu maddedeki esaslara göre beyan edilen değerler üzerinden vergiyi tarh edeceği ve tarh edilen vergilerin, intikal eden malların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bulunacak değerleri dikkate alınarak ikmal edileceği hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde, ilk tarhiyatta gayrimenkullerin, ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın emlak vergisine esas olan değerlerle değerleneceği hükmü bulunmaktadır. Vergi Usul Kanunu'nun 297'nci maddesinde ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilumum binalar ile arazinin vergi değeri ile değerleneceği belirtilmiş, aynı Kanunun 268'inci maddesinde ise vergi değeri, bina ve arazinin Emlak Vergisi Kanununun 29’uncu maddesine göre tespit edilen değeridir denilmiştir. Bu durumda, mükelleflerin kendilerine veraset yoluyla veya ivazsız surette intikal eden gayrimenkulleri ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın emlak vergisine esas olan değerle değerlemeye tabi tutarak beyannamelerinde göstermeleri ve vergi dairesince yapılması gereken ilk tarhiyatın da beyannamede gösterilen bu değer üzerinden yapılması gerekmektedir.İntifa hakkından vergi alınamaz.

. Danıştay 7. Dairesi, 2008/5045 Esas ve 2010/2050 Karar sayılı kararında13 kuru mülkiyet halinde, yani yararlanma hakkı olmaksızın veraseten intikal eden gayrimenkullerin, kuru mülkiyet hali devam ettiği sürece vergiden müstesna kılınmaları; ancak, bu halin sona ermesi üzerine vergiye tabi tutulmaları gerektiğini, dolayısıyla; dosyadaki uyuşmazlığın çözümünün, veraseten intikal eden gayrimenkulün kuru mülkiyet halinde intikal edip etmediğinin belirlenmesine bağlı olduğunu ifade etmektedir. Davaya konu Boğaziçi Alanında kalan koruluklardan yeşil alan sayılmaları nedeniyle yararlanmanın olanaklı olmadığı, bu durumda gayrimenkullerin mülkiyetinin maliklerine, arsa sayılmanın gerektirdiği kullanma ve yararlanma hakkını sağlamadığını, dolayısıyla kuru mülkiyet halinde kaldığını belirterek gayrimenkulün bu hali devam ettiği sürece vergiden müstesna tutulması gerektiğini kararlaştırmıştır.

“Uyuşmazlık, intifa hakkı sahibi şahsın ölümü halinde, intifa hakkının sona mı erdiği, yoksa kuru mülkiyet sahibine ivazsız bir biçimde intikal mi ettiğine ilişkin bulunmaktadır. İntifa hakkı, başkasına ait bir eşya veya mal varlığı üzerinde belirli bir kişiye tam yararlanma olasılığı sağlayan şahsa bağlı bir sınırlı ayni hak olup, iktisadi bir niteliğe sahip bulunmaktadır. Bu nedenle intifa hakkı tesis edildiğinde; mülkiyet hakkı sahibinin söz konusu eşya veya mal varlığından tam yararlanma olanağı ortadan kalkmakla birlikte, malikin bir takım hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır. Aynı şekilde intifa hakkının sona ermesi halinde ise mülkiyet hakkı sahibinin söz konusu eşya ve mal varlığından tam yararlanma olanağı doğmaktadır. Şahsa bağlı sınırlı bir ayni hak olan intifa hakkı, gerçek kişi olan hak ve sahibinin ömrü boyunca devam eder ve ölüm halinde de son bulur.”

İntifa hakkı sahibinin ölümü, intifa hakkını sona erdiren bir neden olmakla birlikte;İntifa hakkından vergi alınamaz; ölüm halinde intifa hakkı miras yoluyla varislere intikal etmeyeceği gibi, kuru mülkiyet sahibine ivazsız olarak devredildiğinden de bahsedilemeyecek olup, davacının taşınmazları üzerinde intifa hakkı sahibi olan davacının babasının ölümü halinde, intifa hakkı kendiliğinden sona ereceği, tüm hak yükümlülükleri ile birlikte hukuk aleminden silineceği ve taşınmazların kuru mülkiyeti tam mülkiyete dönüşeceğinden, ölüm nedeniyle intifa hakkının ivazsız olarak devredildiğinden bahisle vergi tarh edilemez.( İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin E:2012/730, K:2013/244 sayılı Kararı, Danıştay 7. Daire E:2013/5298, K:2016/3872 sayılı Kararı ile Vergi Mahkemesi Kararı Onanmış, Karar Düzeltme Başvurusu Danıştay 7. Daire'nin E:2016/11495 K:2016/3872 sayılı Kararı ile Red Edilmiştir.)

Bu konuda büromuzun tecrübeli Avukatlarından bilgi alabilrsiniz...