Makaleler

SUÇTA TEKERRÜR VE ÖZEL TEHLİKELİ SUÇLAR

 

        Tekerrür Arapça kökenine sahip bir kelimedir. Türk Dil Kurumu tekerrür kelimesine karşılık olarak, ‘tekrarlanma’ ifadesini uygun bulmaktadır. Tekerrürün hukukumuzdaki tezahürü ise; kişinin cezasının kesinleşmesinden sonra belirli bir süre içinde ikinci bir suç işlemesidir. Suçta tekerrür, ancak ilk işlenen suç kesinleşmişse söz konusu olabilir. Suçta tekerrür hükümleri uygulanan mahkum, cezasını  “mükerrirlere özgü infaz rejimi” çerçevesinde infaz eder.

         Tekerrür, hükümlünün ikinci kere suç işlemesi nedeniyle, ilk kez suç işleyen bir kişiye göre daha ağır bir yaptırım sistemiyle karşılaşması için düzenlenmiş bir müessesedir.Bu müessese, bazı hukuk sistemlerinde maddi ceza hukuku kurumu içerisinde düzenlenmişken; Türkiye'nin de dahil olduğu bazı ülkelerde ise tekerrür bir infaz hukuku kurumu olarak düzenlenmiştir. Lakin hangi kurum düzenlerse düzenlesin tekerrür hükümleri uygulanan hükümlünün özgürlüğü daha fazla kısıtlanmış olmaktadır.

           Türkiye'nin mevcut hukuk sisteminde infaz kurumu olarak düzenlenmiş suçta tekerrür; TCK'nin 58. maddesinde bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir. Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 58' de şöyle düzenlenmektedir:

 (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;

a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,

b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.

(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.

(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.

(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.

(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

Tekerrür kelimesinin menşei Arapça olup Arapçada "bir daha olma, tekrarlama" anlamına gelmektedir. Türk Ceza Hukuku’nda suçta tekerrür, kişinin herhangi bir cezaya dair mahkûm edilmesinden sonra yeniden suç işlemesini ifade etmektedir. Bunu gerçekleştiren kişi mükerrir olarak adlandırılmaktadır.

TCk md. 58'in uygulanabilmesi için belli başlı koşulların varlığı gerekmektedir.

Suçta Tekerrür Koşulları:

Yargılanan sanığın iki kere suç işlemiş olması ona suçta tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için yeterli olmayı gerekli koşullar aşağıda sıralanacaktır.

1-) Bir hükümlüye tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için işlediği önceki bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin olması gerekir. Ceza mahkumiyetinin yaptırımı hapis cezası veya adli para cezası olabilir. İlk işlediği suç nedeniyle yargılanıp mahkum olan hükümlünün bu ilk suçunun cezasının kesinleşmesinden sonra ikinci suçu işlemesi gerekir. Cezanın kesinleşmesi, yerel mahkeme tarafından verilen karar Temyiz edilmişse Yargıtay tarafından hükmün onanması ile mümkün olur. İşte bu kesinleşmiş cezadan sonra ikinci bir suç işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır.

      Tekerrür hükümlerinin uygulanması için ilk suça dair mahkumiyetin infaz edilmiş olması veya infaza verilmiş olması şart değildir, önemli olan ilk mahkumiyetin kesinleşmesidir. Hükümlü, ilk mahkumiyetinin kesinleşmesi üzerine cezanın infazı için teslim olmamış veya yakalanarak cezaevine konulamamış olabilir. Hatta infazın ertelenmesi vb. gibi kişisel hukuki nedenlerle cezasının infazı henüz başlamamış olabilir. Kanunun tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için aradığı tek kriter ilk ceza mahkumiyetinin kesinleşmesidir. İlk ceza mahkumiyeti kesinleştikten sonra cezanın infaz aşamasına gelip gelmediğinin hiçbir önemi yoktur.

 

2-)  Kasıtlı suçlara, kasıtlı suçlarla tekerrür hükümleri uygulanır. Taksirli suçlara da taksirli suçlarla tekerrür hükümleri uygulanır. Kasten işlenen suçlar ile taksirle işlenen suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamaz.Ayrıca ‘sırf askeri suçlar’ ile diğer suçlar arasında da tekerrür hükümleri uygulanamaz. Sırf askeri suçlar, Askeri Ceza Kanunu’nda tanımlanmıştır. Bu suçlar ile kasten veya taksirle işlenen suçlar arasında suçta tekerrür hükümleri uygulanmaz.

 

3- ) Tekerrürün uygulanabilmesi için süre koşuluna da uyulması gerekmekte olup suçta tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için süre koşulu yönünden ikili bir ayrıma gidilmektedir.

·         Birinci suç nedeniyle verilen ceza kesinleşmiş, ancak infaz edilmemişse; ikinci suç, birinci suçun kesinleşmesinden sonra olmak kaydıyla, ne zaman işlenmiş olursa olsun ikinci suç nedeniyle suçta tekerrür hükümleri uygulanır. 

·         Birinci suç nedeniyle verilen ceza kesinleşip infaz edilmişse, işlenen ikinci suça tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için; birinci işlenen suçtan dolayı mahkum olunan hapis cezası 5 yıldan fazla ise, birinci suçun cezasının infaz edilmesinden itibaren 5 yıl içinde ikinci suçun işlenmesi gerekir.

·         Birinci işlenen suçtan dolayı mahkum olunan hapis cezası 5 yıl veya daha az süreli hapis cezası veya sadece adli para cezası ise, birinci suç nedeniyle mahkum olunan cezanın infaz edilmesinden itibaren 3 yıl içinde ikinci suçun işlenmesi gerekir.

          İlk suçtan dolayı verilen hapis cezasının infaz edilmiş olması, tekerrüre esas sürenin başlangıcı açısından önemlidir. Ceza infaz edilmeden tekerrüre esas süre başlamaz. Bu nedenle, birinci suça dair cezası infaz edilmeyen hükümlü, ikinci bir suç işlediğinde tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için süre koşulu aranmaz.

Suçta Tekerrürün Uygulanmayacağı Haller

  • Tekerrür ve Yaş Küçüklüğü: 18 yaşından küçük çocukların işledikleri suçlar tekerrüre esas alınmaz. Yani, birinci suç (tekerrüre esas suç) 18 yaşından küçükken işlenmiş, ikinci suç (tekerrür hükümleri uygulanacak suç) ise 18 yaşından sonra işlenmiş olsa bile sanık hakkında suçta tekerrür hükümleri uygulanmaz.

·         Tekerrür ve Genel Af – Özel Af: Genel af, mahkumiyeti bütün hukuki sonuçlarıyla ortadan kaldırdığından, genel affa uğramış mahkumiyetler tekerrüre esas alınamaz.

Özel af ise mahkumiyetin tüm sonuçlarını ortadan kaldırmaz, sadece hükümlünün fiilen cezaevinde kalmasını veya cezanın niteliğinin değişmesine yol açar. Bu nedenle, özel affa uğrayan mahkumiyet hakkında suçta tekerrür hükümleri uygulanabilir.

·         Tekerrür ve Ceza Erteleme: 5237 sayılı yeni TCK, hapis cezasının ertelenmesi halinde deneme süresinin iyi halli geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağını belirtmektedir. Bu durumda, 5237 sayılı mevcut TCK döneminde verilen erteleme kararlarının gerek deneme süresinde gerekse deneme süresinden sonra TCK 58. maddede belirtilen süreler içinde ikinci suç işlenmesi halinde suçta tekerrür hükümleri uygulanır. 765 sayılı eski TCK döneminde mahkum olunan cezanın ertelenmesi halinde deneme süresi iyi halli geçirilince mahkumiyet vaki olmamış sayılacağından, deneme süresi bittikten sonra işlenen ikinci suç nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanamaz.

  • Tekerrür ve Koşullu Salıverilme: Koşullu salıverilen hükümlü yeniden Eylemin Suç Olmaktan Çıkması: Suç konusu olan eylem daha sonra çıkan bir kanun ile suç olmaktan çıkarsa, bu eylem ile ilgili tekerrür hükümleri uygulanamaz.
  • Kabahatler, kendi aralarında ve suçlarla tekerrüre esas alınamaz.
  • Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz (TCK md. 58/4).
  • Kasten işlenen suçlarla taksirle işlenen suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında suçta tekerrür hükümleri uygulanmaz (TCK md. 58/4).
  • Tekerrür ve Uzlaşma, Dava Zamanaşımı, Ön Ödeme: Uzlaşma, dava zamanaşımı ve ön ödeme hallerinde sanık bir cezaya mahkum olmamaktadır. Bu nedenle bu haller, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınamaz.
  • Tazyik hapsi, güvenlik tedbirleri, disiplin cezaları tekerrüre esas alınamaz.
  • Kesin nitelikteki adli para cezaları tekerrür uygulamasına esas alınamaz.

·         Hapisten çevrilen adli para cezası dışındaki “seçenek yaptırımlar” tekerrüre esas alınamaz.

Ceza Hukukunda Suçta Tekerrürün Sonuçları

Suçta tekerrür, sanığın işlediği ikinci suç nedeniyle daha ağır bir yaptırımla karşılaşmasına yol açar. Suçta tekerrür halinde sanık aleyhine ceza hukuku ve infaz hukuku alanında üç hukuki sonuç gerçekleşir:

·         Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Uygulanır: Suçta tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüye 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108. Maddesinde düzenlenen “mükerrirlere özgü infaz rejimi” uygulanır. Mükerrirlere özgü infaz rejimi, hükümlünün cezaevinde daha fazla kalmasına yol açar. Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulandığında hükümlünün ne kadar süreyle cezaevinde kalacağı aşağıda ayrı bir başlık altında incelenmiştir.

·         Seçimlik Cezalardan Hapis Cezasına Karar Verilir: Tekerrür halinde işlenen ikinci suçun (tekerrür hükümleri uygulanacak suç) cezası seçimlik olarak hapis cezası veya adli para cezası olarak öngörülmüşse, hapis cezasına hükmedilir. Hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez (TCK md. 58/3).

·         Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanır: Tekerrür halinde cezanın infazından sonra gelmek üzere hükümlü “Denetimli Serbestlik” tedbiri uygulanmasına karar verilmelidir (TCK md. 58/6). Mahkeme sadece denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermelidir. İnfazdan sonra ne kadar süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına, infaz aşamasında koşullu salıverme kararı veren mahkeme tarafından kararlaştırılması gerekir.

Yerel mahkeme tarafından koşulları oluştuğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmediği takdirde, aleyhe temyiz de yoksa, sanığın kazanılmış hakkı doğar.

Suçta Tekerrür Hükümleri Nasıl Uygulanır

Hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanan hükümlünün cezaevinde koşullu salıverilme süresi, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından daha fazla olamaz (5275 sayılı İnfaz Kanunu md. 108/2).

Suçta tekerrür halinde, işlediği ikinci suçtan dolayı hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır. Mükerrirlere özgü infaz rejimi 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108. Maddesinde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. 

5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108. maddesine göre;

1- Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,

b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,

c) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla otuziki yılını,

d) Süreli hapis cezasının 2/3’ünün,

İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.

2- Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.

3- İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.

4- Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.

5- Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.

6- Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

7- Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.

8- Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.

9- Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102. maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103. maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. 188. madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir:

a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak

b) Tedavi amaçlı programlara katılmak

c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak

d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak

e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak

f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak

10- Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanma

SUÇTA TEKERRÜRLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Müebbet ağır ceza hapis cezası halinde tekerrürler ilgili bir Yargıtay kararı şöyledir: ''Hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilen hükümlü ..’in infazı gereken bir mübebbet hapis cezası yanında süreli hapis cezalarının bulunduğu, mevcut yasal düzenlemeye göre hükümlü hakkında uygulanacak koşullu salıverme süresinin 5275 sayılı Kanunun 107/3-d maddesi uyarınca otuz yıl olduğu, ancak hükümlünün mükerrir olması ve tekerrüre esas alınan cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 108/1-b maddesi uyarınca mahkum olunan müebbet hapis cezasının otuz üç yılını ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi durumunda koşullu salıvermeden yararlanabileceği gözetilmeksizin, koşullu salıverme süresinin otuz yedi yıl iki ay ve bihakkın tahliye tarihinin 49 yıl 6 ay 20 gün olarak belirlenmesinde isabet görülmediğinden Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarih ve 2015/121 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2015/4690).''

Kesin nitelikteki adli para cezasının tekerrüre esas alınamayacağı ile ilgili Yargıtay kararı: ''Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün, 5237 Sayılı TCK’nın 203. maddesi gereğince, doğrudan tayin edilen 3.000 TL adli para cezası olup, 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 Sayılı CMUK’nın 305. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kesin nitelikte olduğunun ve aynı maddenin son fıkrası gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Karar: 2014/5367).''

Güvenlik tedbirlerinin tekerrüre esas alınamayacağı ile ilgili Yargıtay kararı: ''Hapis ve adli para cezası dışındaki yaptırımlara dair mahkumiyetlerin tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden, sanık Y.’un “7 ay 15 gün süre ile alkollü içki satılan mahallere gitmekten yasaklanması” tedbirine dair önceki mahkumiyeti tekerrüre esas alınıp hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Karar: 2015/4502).''